top of page

Çocukta kaygı: Kaygılı ebeveynin kaygılı çocuğu mu olur?

Yazarın fotoğrafı: Uzm. Klin. Psk. Merve Akkuzu
Uzm. Klin. Psk. Merve Akkuzu
13 May
4 dakikada okunur

Bir akşam, mutfakta yemek hazırlarken çocuğunuz size şu soruyu sordu: “Anne, sen ölürsen ben ne yaparım?” Ya da sabah okul kapısında ağladı, dünden geceden mide ağrısı vardı; bilgisayar başında ödev yaparken parmaklarını yiyor, geceleri yatağınıza geliyor. Belki de hiçbiri olmuyor; sadece çocuğunuzun “fazla düşündüğünü” hissediyorsunuz.

Eğer bu satırlarda kendinizi buluyorsanız, yalnız değilsiniz. Türkiye’de çocukluk çağı kaygı bozuklukları en sık görülen ruhsal güçlüklerin başında geliyor ve kaygının erken fark edilmesi, erişkinlikteki seyri büyük ölçüde değiştiriyor. Bu yazıda, bir BDT uzmanı ve klinik psikolog olarak çocukta kaygı belirtilerini, kaygılı ebeveynliğin bu tabloya nasıl katkıda bulunduğunu ve evde neler yapabileceğinizi anlatıyorum.



Çocukta Kaygı Nedir? Kısa Bir Tanım

Kaygı, aslında bir uyarı sistemidir; çocuğu tehlikeden korumak için doğanın armağanıdır. Kaygı bozukluğundan söz ettiğimizde ise, bu uyarı sisteminin gerçek tehlikeyle orantısız biçimde, sürekli ve günlük hayatı bozacak şekilde çalışmasından bahsederiz. Çocuk artık öğrenemiyor, oynayamıyor, uyuyamıyor; içsel alarmı sürekli çalıyor.

Kaygı bozuklukları çocuklarda farklı kılıflarla görülür: ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, yaygın kaygı, özgül fobiler, seçici konuşmazlık, okul fobisi… Klinik pratiğimde gözlemlediğim şu: aileler çoğunlukla “huysuzluk”, “inatçılık”, “çekingenlik” diye yorumladıkları belirtilerin altında bir kaygı çekirdeği olduğunu görünce şaşırıyor.

Çocukta Kaygı Belirtileri: 12 Sinyale Dikkat

Çocuklar yetişkinler gibi “kaygılıyım” diyemez. Bunun yerine kaygı; bedende, davranışta ve düşüncede kendini gösterir.

Bedensel belirtiler:

  • Karın ağrısı, mide bulantısı (özellikle okul sabahları)

  • Baş ağrısı, çarpıntı, terleme

  • Uyku zorlukları, kabuslar, gece uyanmaları

  • Tırnak yeme, saç çekme, parmak emme

Davranışsal belirtiler:

  • Anneden/babadan ayrılmama, sürekli yanında olma isteği

  • Yeni durumlardan, kalabalıktan, sosyal ortamlardan kaçınma

  • Okulda söz almama, aşırı sessizlik, dersle ilgili “öğretmen kızar mı?” endişesi

  • Mükemmeliyetçilik, ödevi defalarca silip yazma

  • Öfke patlamaları (özellikle “buradan gidemem” anlarında)

Düşünsel/duygusal belirtiler:

  • “Ya olursa?” soruları (annenle bir şey olur mu, ya hastalanırsam, ya seçilmezsem)

  • Geleceğe dair karamsar tahminler

  • Kendine yönelik aşırı eleştiri (“ben aptalım”, “ben yapamam”)

Önemli klinik not: Bu belirtilerin bazılarını her çocuk zaman zaman yaşar. Kaygı bozukluğundan söz edebilmek için belirtilerin en az 4 hafta sürmesi, çocuğun günlük işlevselliğini bozması ve gelişim dönemine uygun olmaması gerekir.

Kaygılı Ebeveyn, Kaygılı Çocuk mu Yetiştirir? Bilimin Cevabı

Bu sorunun cevabı evet — ama suçluluk dolu bir evet değil, anlayışla okunması gereken bir evet. Araştırmalar, anksiyete bozukluğu olan ebeveynlerin çocuklarında kaygı görülme riskinin 3-5 kat arttığını gösteriyor. Ancak bu aktarım yalnızca genetikle olmuyor; üç güçlü mekanizma var:

1. Modelleme: Çocuk, dünyayı tehlikeli mi güvenli mi okuyacağını ebeveyninden öğrenir. Eğer siz “Aaa düşersin!”, “Kalabalığa girme!”, “Bir şey olur mu acaba?” tepkilerini sıkça veriyorsanız, çocuk dünyayı “her köşede tehlike var” olarak haritalandırır.

2. Aşırı koruma: Kaygılı ebeveyn, çocuğun zorlanmasına dayanamadığı için onu ön cepheye çıkmaktan korur. Sonuç: çocuk kendi kaygısıyla baş edebileceğini hiç deneyimleyemez. Kaygı öğrenilmiş çaresizliğe dönüşür.

3. Akomodasyon (uyum sağlama): Aile, çocuğun kaygısını azaltmak için yaşamı yeniden düzenler — markete gitmeyiz çünkü kalabalıktan korkuyor, doğum gününe gitmeyiz çünkü ağlar… Bu, kısa vadede çocuğu rahatlatır ama uzun vadede kaygıyı besler.

Bu satırları okurken kendinizi mi tanıdınız? Lütfen kendinize şefkat gösterin. Hiçbir ebeveyn “çocuğumu kaygılandırayım” diye uyanmaz. Buradaki amaç suç değil, farkındalık.

Evde Yapabileceğiniz 6 Şey

  1. “Cesaret merdiveni” kurun. Çocuğun kaçındığı durumları en kolaydan en zora sıralayın. Her hafta bir basamak. Asansörle çıkmıyorsa, önce 1 kat, sonra 2 kat…

  2. Kaygıya isim takın. “İçinde Endişe Canavarı var sanki, ne diyor sana?” Kaygıyı çocuktan dışsallaştırmak, BDT’nin çocuklarda en güçlü tekniklerinden biridir.

  3. Güven verirken abartmayın. “Hiçbir şey olmaz, söz!” yerine “Korkmana izin var, yine de yapabilirsin” demek daha sağaltıcıdır.

  4. Kendi kaygınızı maskelemeyin, regüle edin. Çocuk, sizin korktuğunuzu anlar. Korktuğunuzu söyleyip ardından baş ettiğinizi göstermek altın değerindedir.

  5. Uykuyu, ekranı, kafeini disiplinize edin. Kaygılı çocuğun bedeni zaten alarmda; tetikleyicileri azaltmak büyük fark yaratır.

  6. Profesyonel desteği geciktirmeyin. Belirti 6 haftayı geçtiyse, okul başarısı etkilendiyse ya da çocuk bedensel şikayetlerle hastaneye gidiyorsa, çocuk psikoloğu görüşmesi gecikmemeli.

Sakarya’da BDT ile Çocuk Kaygısı Tedavisi

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), çocukluk çağı kaygı bozukluklarında birinci basamak tedavi olarak bilimsel literatürde kabul gören yöntemdir. Çocukta BDT, oyunla zenginleştirilmiş, ebeveyni de sürece dahil eden, çoğunlukla 12-20 seans arasında sonuç veren bir yapıdadır. EMDR de travmaya dayalı kaygı durumlarında etkili bir destekleyici yöntemdir.

Sakarya Serdivan’daki ofisimde ya da online görüşmelerde, çocuğu değerlendirmeden önce mutlaka ebeveynle bir görüşme yapıyor, ardından çocuğa uygun bir formülasyon kuruyoruz. Tedavi sürecinde çocuk kadar ebeveyn de “kaygıya nasıl bakacağını” yeniden öğreniyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocukta kaygı belirtileri kaç yaşında başlar? Kaygı bozuklukları en erken 3-4 yaşında ayrılık kaygısı şeklinde görülebilir. Sosyal kaygı genellikle 8-13 yaş arasında, yaygın kaygı ise 7 yaşından sonra belirginleşir.

Kaygılı çocuğa ne söylenmeli? “Korkmana gerek yok” yerine “Korkuyor olabilirsin, yine de seninle birlikte deneyeceğiz” gibi duyguyu kabul eden ve cesareti teşvik eden ifadeler kullanmak en etkilisidir.

Çocuk psikoloğuna ne zaman gidilir? Belirtiler 4-6 haftayı geçtiyse, okul, uyku ve sosyal yaşamı etkiliyorsa, çocuk bedensel şikayetlerle sıkça hastaneye gidiyorsa profesyonel destek alınmalıdır.

BDT çocuklarda kaç seans sürer? Çocuk kaygı bozukluklarında BDT genellikle 12-20 seans arasında etki gösterir. Vakanın ağırlığına ve aile uyumuna göre süre değişir.

Sakarya’da çocuk psikoloğu nerede bulabilirim? Sakarya Serdivan Hilorea İş ve Yaşam Merkezi’nde, Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği akreditasyonlu Uzm. Psk. Merve Akkuzu hem yüz yüze hem online çocuk-ergen kaygı terapisi sunmaktadır.

Çocuğunuzun yaşadıkları sizi de endişelendiriyorsa, ön görüşme için iletişime geçebilirsiniz. Sakarya Serdivan’daki ofisimde yüz yüze, Türkiye’nin her yerinden online görüşme imkanı sunuyorum.

Uzm. Psk. Merve Akkuzu, BDT Uzmanı ve EMDR Terapisti


Yorumlar


bottom of page